HEKİM PROJELERİ GİRESUN’U BİRLEŞTİRDİ
GİRESUN’UN GERÇEĞİ: İŞSİZLİK VE GÖÇ
SEKA, Adel Kalem, PETMA, Petrolofisi Dolum Tesisleri, Başkan Gıda, Fatoğlu Un Fabrikası, Köykobir, Sunta Fabrikası, liman işletmesi, irili ufaklı onlarca fındık fabrikaları, KOSGEB’ler ve Giresun’la isimleri özdeşleşmiş işletme, fabrika, sanayi kuruluşları birer birer kapandı.

FİSKOBİRLİK çökertildi, Soya Fabrikası satıldı, arazileri, gayrimenkulleri elden çıkarıldı; eskisi gibi değil. İki vardiya üretim yapan, kadınlara istihdam sağlayan EFİT daraldı, küçüldü. Cüzi miktarda işçi, butik tarzda üretim yapıyor.
Arz fazlası fındığı alarak piyasayı üretici ve ülke ekonomisi lehine düzenleyen, mamul üretimiyle iş, istihdam ve katma değer yaratarak fındıktan yöremize daha fazla para girmesini sağlayan bu kuruluş bilinçli olarak bu hale getirildi.
Yarattıkları katma değerle şehrin ekonomisinin çarkını çeviren ve yaklaşık 15 bin kişinin çalıştığı bu kuruluşlar kapanınca, Giresun hızla fakirleşmeye, yoksullaşmaya başladı. İşsizlik, buna bağlı olarak göç arttı. İlimiz nüfusunun üç katı nüfusu başka illere göç verdi. Sadece İstanbul’da yaklaşık 500 bin Giresunlu yaşıyor.
Tüm bu sürecin belirleyici unsuru elbette özelleştirme adı altında uygulanan neoliberal politikalardı. 12 Eylül askeri darbesinin arka planında bu vardı. Özal’dan, ANAP, DSP, DYP, MHP koalisyon dönemlerinden başlayarak Türkiye’nin ciddi krizler, siyasal ve ekonomik çalkantılar yaşadığı 90’lı yıllardan 2000’li yıllara Giresun böyle girdi. İki temel sorunla: İşsizlik ve köyden kente göç…
Hekim Süt: Hayvansal üretimle kalkınma projesi
O sürecin en önemli mihenk taşı Hekim Süt’tür. Hekim Süt, Giresun’un kötüye doğru gidişine bir özel sektör müdahalesidir. Sayın Dr. Öner Hekim’in, atıl durumdayken ve çalıştırma şartı olmamasına rağmen alıp teknolojik yenileme sağlayarak üretime geçirdiği o fabrika, aslında yöremizde hayvancılığı ve dolaylı olarak da tarımı yeniden canlandıracak, göç ve işsizliği kısmen de olsa önleyecek, köylüye fındıktan sonra ikinci bir gelir kapısı olacak bir projenin merkeziydi.
150-200 kişinin üretimde, ilk aşamada süt üretimi yapan yaklaşık 50 bin ailenin o üretimin bir parçası, paydaşı olduğu bir proje başarıyla başladı, yürüdü, aşama kaydetti… Giresun, Hekim Süt’ün süt mamulü üretim çeşitliliği (kaşar, ayran, yoğurt, tereyağı) ile doğal, hijyenik, damak tadı yaratan ürünleriyle yörenin parlayan yıldızı, sektörün en önemli bir aktörü oldu.

Bir marka yaratıldı.
Ama süt bulmadaki sorun, bu üretimi sürekli ve sürdürülebilir kılmaya, yoğun talebi karşılamaya, büyümeye, pazar payını büyütmeye engeldi. Buna devletin, yerel yöneticilerin, üreticilerin, halkın bir bölümünün ilgisizliği, sahiplenmemesi ve sahip çıkmaması da eklendi.
Tüm bunlara ve daha pek çok soruna rağmen, bir memleket aşığı, örnek bir yurtsever olan Öner Hekim, tam 18 yıl boyunca ekonomik giderini kendi karşılayarak Burdur’dan, İç Anadolu’nun çeşitli illerinden süt taşıtarak Hekim Süt’ün değerini koruma ve yaşatma mücadelesi verdi. Taşıma sütle Hekim Süt’ün değirmeni döndürdü. Ama sonunda üretime ara verilme kararıyla o değirmen durdu.

Hekim Süt, Giresun’un kapanan son sanayi kuruluşuydu. Şimdi uzun süre sonra faaliyete geçen ilk ve son sanayi kuruluşu olacak. Hekim Süt geri dönüyor. Onun arazisinde ikiz kuleleri andıran dev bir proje yükseliyor.
Üstelik bu sefer sadece Giresun’un değil, üretim tesislerinin kurulacağı sınır komşumuz Gülyalı’yla Ordu’nun ortak markası olacak. Doğru bir tercih. Hammadde için ideal. Orta nokta pazar daha geniş.
Ayrımız, gayrımız yok, aynı coğrafyadayız, kültürlerimiz aynı, nüfusumuz karışık. Sorunlarımız da aynı. Kaderimiz ortak. Kalkınmamız, gelişmemiz, ekonomik ve sosyal büyümemiz, makus talihimizi yenmemiz, genel ve yerel hizmetlerden daha çok pay almamız bir ve beraber olmaktan geçiyor.
OR-Gİ ile başardık, havaalanımız oldu. Hekim Süt bu birlikteliği üretim yoluyla pekiştirerek güçlendirecektir. Şimdiden her iki ilde, yerel yöneticilerde, kamuoyunda ve basında yarattığı heyecan ve sahiplenme bunu gösteriyor.

GÜZEL ŞEYLER OLUYOR
Örnek mimarisi ve çevre düzeniyle dikkat çeken Hekimoğlu Konağı, uzun süredir görmediğimiz ve hiç alışık olmadığımız, her iki ilden devlet protokolü, bürokrasi, yerel yöneticiler, siyasi parti, Borsa, TSO, GESOB, STK’lar, basın ve halkın yoğun katılımıyla gerçekleşen HEKİM TOWER’ın görkemli temel atma töreni, Hekim Süt Projesi ile başlayan, Ömer Hekim Tıp Merkezi ve Bulancak Pazarsuyu’na zemini hazırlanarak şantiyesi kurulan HEKİM MARİN sürecek olan projeler.…
Bu projelerin ilimize katacağı vizyonu, misyonu, ekonomiye, turizme, kentin sosyal-kültürel gelişimine yapacağı katkıyı, sektörel çeşitliliği artırarak yeni iş ve istihdam yaratma özelliğini bir düşünün.
Bunları irdelemeyi bir dahaki yazıya bırakalım. Ama Giresun’da güzel şeyler oluyor. Çünkü Giresun’un Öner Hekim’i var.

Hekim, 8 yıl süren suskunluğun, bir durup düşünmenin, ölçüp tartmanın ardından projeleriyle geri döndü. İyi ki döndü. Giresun’un üzerindeki ölü toprak kalktı. Ölü kentin nabzı atmaya başladı. Bir boşluk doldu, sessizlik bitti. Şöyle bir “ırgandık”…
Farklı görüş ve anlayışta olan, birbirinden habersiz yaşayan, olanla yetinen, değiştirmeyen, dönüştürmeyen, hayatın akışına müdahale etmeyen, olumsuzlukları kabul edip rutini yaşayan, rıza gösteren, temsil özelliklerini, liderlik vasıflarını bir kenara bırakıp dalgasına bakan bir Giresun vardı.
Şimdi tarihi bir dönemeçteyiz. Üzerinde uzlaşılan projeleri olan, umut eden, geleceğinde farklı şeyler olacağına inanan bir Giresun var.

“Bir Çivi Bir Nalı, Bir Nal Bir Atı…”
Dr. Öner Hekim’in kahramanımız Osman Ağa’nın kabir ziyaretiyle başlayan ve 25 gündür sürdürdüğü olağanüstü tempolu çalışmanın, ziyaretlerin, kabullerin, görüşmelerin toplumda yarattığı sinerji görülüyor.Siyaset
üstü,siyaset ötesi bir kişilik ama bir bakan gibi karşılanıp uğurlanması, O’na Giresun’un hakettiği değeri vermesi, takdir ve vefa duygularını ifadesi anlamına geliyor .
Bir çivi bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir yiğidi, bir yiğit memleketi kurtarır diye bir özdeyiş vardır. Atatürk için de söylenir ve çok yakışır. Sonra başka kurtarıcılara uyarlanır.
Sayın Hekim’e de bu özdeyişi ben layık görüyorum. Bence bu beş proje ile makus talihten kurtuluşa giden yolun taşları döşeniyor. Uzun yıllardır tek bir çivi çakılmayan Giresun’a böylesine bir dönemde bir özel sektör yatırımcısının yönelmesi, milyon dolarlık yatırımlar yapması başka yatırımcılara da yol gösterecektir. Dünyaya Giresun artık güvenli bir yatırım alanı mesajı gidecektir.
Hele Sayın Hekim’in ‘ustalık projem’ dediği Hekim Marin, 5 yıldızlı oteli, kongre, alışveriş merkezi, sağlık ve diğer üniteleriyle denizden Avrupa’ya, Rusya’ya, Balkanlara açılan bir kapı, hava, kara yoluyla Türk Cumhuriyetleri, Ortadoğu ve dünyanın diğer ülke vatandaşlarının uğrak yeri olacaktır. Giresun tabiri caizse uçacaktır.
Buna vesile olanlara, öncelikle şimdi Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, Giresun Valisi Mustafa Koç, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç’a bir gazeteci olarak teşekkür ediyorum.

O FOTOĞRAF…
Bunlar için teşekkür ediyorum. Bir teşekkür de çalışma ofisine, hep övgüyle, saygıyla, rahmetle andığı öğretmeni babam Mustafa Kekül’le birlikte sınıf arkadaşlarıyla olan fotoğrafını asmasına…
Gurur verici.
Babamın yetiştirdiği, ülkesine hizmet eden dünyaca ünlü bir sanayici tarafından değerli görülmesi… Tam bir vefa örneği. Ben geçmişimi, doğduğum toprakları, Şeyhli’yi, Piraziz’i, Giresun’u ve hayatımın içinde olanları unutmadım; geçmişimle güçlendim, geleceğe yürüyorum mesajı.
Yolu açık olsun…
İnancın, azmin, kararlılığın, heyecanın bitmesin; sağlıkla, mutlulukla hizmete devam…
Kaynak:
Giresun 28 Haber